izmir-plajları-delikli-koy
Seyahat

İzmir Plajları Nasıl Gezilir?Alaçatı,Çeşme,Urla,Karaburun Koyları

İzmir plajları nasıl gezilir? İzmir’de nerede denize girilir? Corona Sonrası Güvenle Gidebileceğimiz Sakin plajlar, koylar nerelerdir? gibi soruların tamamına yanıt bulabileceğiniz birbirinden güzel İzmir Plajları yazısı sizleri bekliyor. Hatta İzmir’de hafta sonu denize girilecek yerler, günübirlik denize girilebilecek plajlar, koylar için bile harika bir İzmir gezi rehberi ortaya çıktı.

  • İzmir Plajlarını dünya gözüyle izlemek için alttaki youtube’a alalım sizi, yazı öncesi şöyle bir içimiz açılsın 🙂
İzmir Plajları Video

İzmir Plajları Yazısı İçindekiler:

  • Karantina Adası
  • Urlice Vineyards
  • Karaburun Gezilecek Yerler
  • Balıklıova
  • Manal Koyu
  • Ayıbalığı Koyu
  • Ardıç sahili
  • Bodrum Koyu
  • Mimoza Koyu
  • Dolungaz Koyu
  • Sarpıncık Deniz Feneri
  • Sazak Eski Rum Köyü
  • Badem Bükü
  • Karaburun Mekanları – Yeme içme Önerileri
  • Alaçatı, Çeşme Sahilleri
  • Ildır Köyü
  • Ilıca Plajı
  • Boyalık Plajı
  • Fly-inn Beach Club
  • Ayayorgi Koyu
  • Delikli Koy
  • Demircili Koyu
  • İzmir Koyları-Karaburun-Alaçatı UCUZ EKONOMİK Konaklama Önerileri

Korona virüs sonrasında sosyal mesafe kurallarını gözeterek, az insanlı, yüzmeye doyamayacağınız en güzel İzmir plajları & koyları yazısında, bizzat deneyimlenmiş konaklama seçeneklerinden, yeme-içme önerilerine, en başarılı koylara, sahillere, plajlara noktayı koyacağız. Evet bence de biraz iddalı bir giriş oldu ama iyi gezdik yani napalım 🙂

Delikli Koy – Alaçatı

Antalya civarları, Fethiye, Bodrum gibi yerleri 2018 yaz döneminde bitirdiğimizden gezilmedik sahil şeridi olarak İzmir’in Yarımada bölgesi, özellikle de Karaburun tarafları kalmıştı.

Pandemiden dolayı sosyal mesafe kurallarına uyum sağlayarak gezmek tabii ki temel önceliğimiz oldu. Hem Diğer meşhur tatil yörelerine gören nispeten daha seyrek nüfuslu, instagram’da pek patlamamış, şekil şukul beachlerin olmadığı, güzel koyların ve sakin plajların yer aldığı bir bölge saptayıp hem de şimdiye kadar bulunmadığımız ve keşfetme ruhu ile seyahatimizi güzelleştirme düşüncesi ile nerede tatil yapabiliriz diyerek çıktığımız bu yolda karşımıza efsane bir gezi rotası çıktı.

İzmir Yarımada’ya dair karşıma çıkan fotoğraflardan, gitmeden önce yaptığım araştırmalardan beni neyin beklediğini az çok kestirebiliyorum fakat internetteki fotoşoplu fotoğraflardan daha güzel görünen koyları dünya gözüyle görünce gerçekten çok şaşırdım. Ayrıca insan sayısının azlığı, bölgedeki koyların ve çevresinin hala bakir kalması gibi şeylere de oldukça şaşırdığımı söyleyebilirim. Bu devirde böylesine doğal ve bakir yerleri görünce insan gerçekten hayret ediyor!

Neyse efendim gelelim İzmir’de Denize Girilebilecek En İyi Yerlere, Karaburun Koylarına, dolaştığımız İzmir plajları na. Bizim yolculuğumuz Ankara’dan başladı. Ana hedefimiz Karaburun’un eşsiz koyları olmasına rağmen tabii ki yol üzerinde uğranabilecek yerleri de atlamadan gezimize başlıyoruz. Zaten İzmir Yarımadasına hangi şehirden girerseniz girin bu rota üzerindeki yerler sizin de yol üzeriniz olacaktır 🙂 İzmir Koyları gezi rotasının detayına inmeden önce yol güzergahımızı şu şekilde göstereyim:

İzmir Plajları Gezi Rotası

İzmir Plajları Gezi Rotası 1

+

İzmir Plajları Gezi Rotası 2
  • Gezi rotamız tamamsa detaylara geçelim..

İzmir’de nerede denize girilir? Yüzmeye doyamayacağınız en güzel İzmir koyları ve plajları başlıyor:

Karantina Adası

Karaburun sahillerine gidiş rotamızda bulunan ve korona sebebiyle de ismiyle oldukça merak uyandıran Karantina Adası ile İzmir tatilimize başlıyoruz.

İsminden de anlaşılacağı gibi Karantina Adası, olası bir hastalık durumunda salgınlar ve ölümlerin artmasını engellemek için Osmanlı döneminde Fransızlara inşa ettirilmiş. Yaklaşık 150 yıl boyunca hizmet veren Urla Karantina Adası 1950 yılına kadar da işlevini sürdürmüş. Ayrıca dünyada sadece Amerika Birleşik Devletleri’nin Elisa Adası ile Hırvatistan Dubrovnik’te bulunan Karantina Adası olarak 3 örneği varmış bu tarz bir adanın. Bu ince genel kültür bilgilerinden sonra gezimize dönelim.

Karantina adasına büyük umutlarla gitmiştik lakin adanın girişi dışarıdan girişlere tamamen kapatılmış. Şu anda adada Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü olarak hizmet veriliyor. Hüzün dolu bir iki hikaye çekip yolculuğumuza devam ediyoruz..

Urlice Vineyards – Urla

Uzun yoldan geldik, karnımız da haliyle acıktı. Yine yolumuz üzerinde bulunan Urlice Vineyards’a pizza-şarap yapmak için yola koyulduk. Farklı bir ambiyansta, manzaralı güzel bir yemek yemek istedik.

Urlice Vineyards-Urla

Öğleden sonra 2 gibi mekana ulaştık ve kapıda hemen rezervasyon olup olmadığı soruldu. Erken bir saatte gittiğimizden masa ayarladılar fakat akşama doğru mekan full. Eğer akşam saatlerine doğru gidecekseniz rezervasyonsuz gitmemenizde fayda var.

Üzüm Bağları

Biz kendi üretimleri olan rose şarap tercih ettik fakat bize biraz acı geldi, pek beğenmedik. Ortaya söylediğimiz 4 peynirli pizza ise oldukça lezzetliydi ve bir hayli büyük porsiyonluydu. Ayrıca mekandaki garsonlar mutsuz bir şekilde servis yaptılar, suratları 5 karıştı resmen. Bir daha gider miyiz sanmam ama farklı ambiyansı için bir kadeh bir şeyler içilebilir. Fiyat olarak da ortalamaydı.

Urlice Vineyards Menü Fiyat

İzmir’in en güzel koylarına sahip Karaburun’da denize girilecek en güzel koylar ve plajlara doğru geçelim. Karaburun gezilecek Yerler olarak ben sadece plajlara ve koylara değineceğim. Yalnızca bir tane de deniz feneri var. Orası da zaten deniz kenarında ve efsane bir manzarası var.

Balıklıova

Karnımızı doyurduktan sonra mutlu suratlarla yolculuğumuza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Balıklıova, İzmir ilinin Urla içesinde bulunan şirin bir mahalle. Çok tatlış da bir kıyı şeridi var. Balıklıova un kurabiyesi ile aşırı ünlenmiş. Kurabiyenin Tadına bakmadan olmaz diyip mahalleye dalıyoruz ve sahilde yemelik yarım kilo paketimiz ile ilk denize girme durağımız olan Manal Koyu’na geçiyoruz.

Manal Koyu

İzmir’de yüzmek için en güzel koyların başında Manal Koyu geliyor. Ayrıca en güzel İzmir halk plajlarından biri. Manal Koyu’nun ünü ise Sezen aksu’nun bu bölgede yer alan yazlığı. Kendisini göremedik fakat iyi bir lokasyon seçmiş kendileri. Sessiz, sakin mis gibi koy. Manal Koyu, Balıklıova ve Mordoğan arasında yer alıyor. Koyun en güzel yanı ücretsiz olarak şemsiyelerin bulunması.

İzmir Plajları – Manal Koyu

Manal Koyu’nun sahili biraz taşlık fakat su resmen dümdüz havuz gibi. Sessiz, sakin mis gibi bir koy. Manal Koyunda ayrıca bir tane büfe de bulunuyor. Fiyatlar ise deniz kıyısı işletmesine göre aşırı ucuz, resmen market fiyatına satış yapılıyor. Biz öğleden sonra Manal Koyu’na ulaştığımızdan boş şemsiye bulamadık fakat sandalyelerimiz ile bir palmiyenin altında, çimlerde denizin tadını çıkardık.

Manal Koyu’ndaki yüzme molasının ardından küçük bir yol üzeri lezzet molası verdik. Oldukça meşhur olan bir tire köftecisi, ismi Problemin Yeri. Tadımlık olarak ortaya 1 tane söyledik, lezzet fena değil fakat internette biraz abartılmış bir mekan gibi geldi bize. Yine de deniz kenarında yemek yiyebilecek güzel bir mekan.

Karaburun’da Ne Yenir?

Ayıbalığı Koyu

Yazın denize girmek için gidebileceğiniz en güzel koylardan biri de Ayıbalığı Koyu. Evet ayıbalığısı 🙂 İsmi oldukça ilgi çekici bir koy olan Ayıbalığı Koyu, Akdeniz foklarının üreme alanıymış. Vay be bilgiye bak. Keşke görebilseydik de.. Ayıbalığı koyunda Seal Beach Club isimli bir işletme bulunyor. Biz beach tarzı takılmak istemediğimizden ve ziyaret edeceğimiz çok fazla koy olduğundan birer fotoğraf çekip diğer koylara doğru yol aldık. Yarımada oldukça girintili çıkıntılı olduğundan denize girilecek koy sayısı bir hayli fazla, seçenek çok!

Ardıç Sahili – Karaburun

Ardıç Sahili

İzmir’de Denize Girilebilecek En İyi Yerlerden biri de Ardıç Plajı. Ardıç sahili, tam anlamıyla çocuklu aileler için oluşturulmuş gibi. Denizi oldukça sığ. Tıpkı Sarımsaklı Plajı gibi. Çoluğu çocuğu denize sal, deli gibi oynasınlar cinsinden bir plaj.

Daha çok ailelere hitap ettiğinden ve dalgalı olduğundan yine birer fotoğraf çekip durmayarak bir diğer koy olan Bodrum Koyuna doğru devam ettik. Yine sahilin etrafında birkaç tane şezlonglu, şemsiyeli işletmeler bulunuyor.

Bodrum Koyu

Tatile İzmir’e gidiyoruz, nerede denize girelim? Sorusunun en net iki cevabını oluşturan koylara geldi sıra: Bodrum Koyu ve Mimoza Koyu.

Bodrum Koyu

Karaburun sahillerinin en meşhur ve en kalabalık koylarından biri olan Bodrum Koyu, dalgasız mis gibi suyuyla, hafif çakıl taşlarıyla aşırı ferah bir plaj. Ayrıca mavi bayraklı da bir plaj kendileri. Gerçekten tertemiz. Bodrum koyu uzunca bir sahil olarak uzanıyor ve koy boyunca birkaç tane büfe, cafe ve işletme de bulunuyor.

Bodrum Cafe Karaburun

Biz Bodrum Cafe’de bir kahve molası verdik denizden çıktıktan sonra, çok iyi gitti. Ayrıca Bodrum Koyunda dalış kulübü de bulunuyor. İlgilisine duyurulur. Ben de deneyeceğim bir gün inş 🙂

Mimoza Koyu

Bodrum Koyuna yaklaşık 5 dakikalık yürüme mesafesinde yer alan Mimoza koyu da yine Bodrum Koyu gibi sahili çakıllı, denizde dalga yok, oldukça da berrak bir denizi var.

Mimoza Koyunun hemen başlangıcında Ergin pansiyon bulunuyor. Hem konaklama hem şezlong hem de yeme içme olarak hizmet veriyor. Burayı görünce ‘’aa keşke burada konaklasaymışız’’ dedik direk. Denize sıfır konumda bir pansiyon ve oldukça lezzetli mezeleri var.

Mimoza Koyu – İzmir Plajları

Mimoza Koyunda denize girdikten sonra Ergin pansiyonun deniz manzaralı masalarına geçip kalamar ve anneanne patates kızartması ile biralarımızı söyledik. Harika bir manzara eşliğinde aşırı lezzetli yemeklerimizi yedik.

Karaburun Mekanları – Ergin restoran

Dolungaz Koyu

İzmir’de Yüzmek İçin Tercih Edebileceğiniz Koylardan belki de en muhteşemi Dolungaz Koyu. İzmir Karaburun’un Saklı Koyları’nın başında sanırım Dolungaz Koyu geliyor. Karaburun koyları arasında beğendiğimiz en güzel koy burası oldu. Yahu o  nasıl deniz rengi o nasıl manzara.. İnsan gerçekten hayret ediyor, muazzam güzellikte!

Dolungaz Koyu – İzmir Plajları

En Güzel İzmir Plajlarının başında sanırım Dolungaz Koyu var. Evet o kadar da iddaalıyım. Ya şu güzelliğe bakar mısınız?

Dolungaz Koyu

Dolungaz Koyu aşırı berrak suyu ve masmavi denizi ile kendine gerçekten hayran bırakıyor. Dolungaz Koyuna gidiş bir tık engebeli, toprak yoldan gidiliyor ama sonuna kadar değiyor, sakın toprak yolu görüp geri dönmeyin!

Dolungaz Koyunun içinde Şirinbaba camping işletmesi de yer alıyor. Çadırı olanlara yer tahsisi yanında onların verdiği çadırlarda da konaklayabiliyorsunuz. Eğer bir tık lüks otelde kalmak isterseniz de bölgeye yakın konumda bulunan Lipsos Oteli’de değerlendirebilirsiniz.

Sarpıncık Deniz Feneri

Dolungaz Koyunun ardından uğramanız gereken diğer nokta Sarpıncık deniz Feneri. Çok güzel gün batımı var, tavsiye edilir.

Sazak Eski Rum Köyü

Yine rotamız üzerinde bulunan, bol bol da gezme vakti olan gezginillalar için uğranması gereken tarihi bir köy.

Sazak Eski Rum Köyünde yaşayan Rumlar, 1923 yılında Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan mübadele anlaşmasıyla bölgeden ayrılarak Sakız Adası’na göç etmiş. Köy boşalınca da haliyle yapılar zaman içinde büyük zarar görmüş. Değişik bir havası var köyün. Biz vakit azlığından uğrayamadık fakat gezi rotasına eklenebilir.

Badem Bükü

Yarımadanın taaaa öbür tarafında kendi kendine takılan bir sahil kendileri. Alaçatı Çeşme’ye geçmeden evvel gezi rotamızın üzerinde bulunan Badem Bükü yolculuğu bir tık çetrefilli. Yollarda sürekli bir iniş çıkış var. Ayrıca aşırı virajlı. Yolun güzel yanı da muazzam manzaralar sunuyor olması.

Arabadan Yarımada Manzarası

Badem bükü beklentilerimizin biraz altında kaldı. Yani efsane Karaburun sahillerinden sonra zaten çıta baya bi yükselmişti. Yani sessiz, aşırı sakin, kimselerin olmadığı bir koyda güneşleneyim, çocuklarımla, yeğenlerimle geniş geniş sahilde top oynayayaım firizbi atayım, geniş geniş yüzeyim derseniz eğer Karaburun’un en sakin koylarından olan Badem Bükü size göre. Ayrıca Badem Bükünde 1 işletme de faaliyet gösteriyor. Aklınızda bulunsun. En Güzel Karaburun Plajları bu şekilde.

Karaburun taraflarındayken akşam nereye takılalım, nerede kaliteli yemekler, rakı-balıklar yapalım derseniz eğer Karaburun mekan tavsiyeleri olarak en meşhur mekanları aşağıya bırakıyorum. Rezervasyonsuz gitmemenizde fayda var.

Karaburun Mekanları – Yeme içme Önerileri

İzmir Karaburun Restoranları, Karaburun balıkçı, Mordoğan’da ne yenir sorularının cevabı için fazla kafa karıştırmadan aşağıda sıraladığım yerlerin birinde çok net keyfinize bakın.

Şöyle denize karşı rakı balık yapalım, lezzetli Ege mezelerinin tadına bakalım derseniz eğer birkaç seçeneğiniz mevcut:

  •             Viramor restoran
  •             Sardunya
  •             Giritli Meyhanesi
  •             Altın Tabak İsmet Usta

Birkaç yıldır aşırı merak ettiğim yarımada turumuz bu şekilde sona erdi. Beklentilerim çok çok üzerinde bir İzmir plajları gezi turu oldu. Mükemmel İzmir Koylarında yüzüp harika vakit geçirdik. Denize, doğaya, balığa, maviye tam anlamıyla doyduk. İzmir plajları gezi rotamız bitti mi tabii ki hayıır!

Artık İzmir’in diğer kısmına, Çeşme, Alaçatı ve Urla tarafına doğru geçiyoruz. Bu taraflarda beni heyecanlandıran Delikli Koy’u çok merak ediyordum. Delikli Koy’da beklentilerimi tamamen karşıladı. Hadi gelin, detaylarına geçelim.

Ildır Köyü

Yarımada çıkışında Çeşme’ye gelmeden hemen önce İzmir’in Çeşme ilçesine bağlı bir mahalle üzerinden geçiliyor. Ildırı da diyorlar buraya. O kadar tatlış bir mahalle ki durup bir kahve molası vermeden geçmek istemedik. Deniz manzaralı çok şirin cafeler mevcut. Ayrıca köy pazarı tarzında doğal ürünler satılıyor ve hediyelik eşyacılar da oldukça çoğunlukta.

Ildır Çeşme İzmir

Ilıca Plajı

Ildır Köyündeki kahve molasının ardından rotamızı Ilıca plajına doğru çeviriyoruz. Yol zaten sizi direk Ilıca Plajına çıkarıyor. Ilıca Plajı ücretsiz, halk plajı olarak kullanılabiliyor. İşletmeler de mevcut.

Çok rüzgarlı olduğundan ve kalabalık olduğundan “aa ne güzel plajmış, kumu da çok tatlı görünüyor“ cümleleri eşliğinde yolumuza devam ettik. Ilıca Plajı, İzmir merkeze 80 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Nerden baksan güzel imkan. Ankara’dan 80 km gidiyorsun Kızılcahamam 🙁

Boyalık Plajı

Ilıca Plajının ardından Boyalık plajına doğru yola koyulduk. Karaburun sahillerindne sonra pek mutlu olamıyoruz, fark etmişsinizdir. Boyalık Plajında 2-3 tane dev otel bulunuyor fakat aşırı rüzgarlı bir bölge. Deniz çok dalgalı. Artık eeh diyip yol yorgunluğunun vermiş olduğu halsizlik ve hafif de açlıkla bir beach’e gidip yayılalım bir şeyler yiyelim diyerek rotayı çeşme’de bulunan Fly-Inn Beach’e doğru çeviriyoruz.

Fly-inn Beach Club

Fly-Inn Beach Giriş ücreti 2020’de hafta içi kişi başı 110TL, hafta sonu ise 130 TL. Evet sadece şezlong için bu fiyatları ödüyorsunuz. Karaburun tarafındaki sıfır şezlong ve şemsiye ücretlerinin yerini 110 Tl’lik giriş ücreti aldı, yapacak bir şey yok. Biraz da biz yaşayalım bu hayatıfdfdwfds.

Fly-inn Beach Club

Yani yollarda sürekli o koy senin bu sahil benim geziyoruz 3 gündür. Son günümüzü de akşama kadar yayılmalı olarak geçirmek istedik. Mekanda sosyal mesafe kuralına önem verilmiş. Şezlonglar bir hayli aralıklı ve oldukça rahat. Chill Vibes modunda güzel müzikler çalıyor. Denizi aşırı soğuk ve çarşaf gibi. Her yer kum.

Fly inn beach menü fiyatları ise haliyle bir tık kazık. Alkol fiyatları ise normal gibi. Yani yemek, alkol, giriş ücreti kişi başı en az 250 TL harcanacak bir mekan. Aman sefanız olsunfdsfsd.

flyinn beach fiyatlari 2020
flyinn beach fiyatlari 2020

Yurt dışına çıkamıyoruz bi şekilde girilecek artık böyle mekanlara. En azından diğer keko beach club havası yoktu burada. Efendi, uslu insanlar geliyor. Seri köz tayfa Ayayorgi Koyundaki beachlerde 😀

Fly inn beach dışında Çeşme ve Alaçatı çevresinde güzel takılmalık başka beachler de bulunuyor. İnstagramdan gördüğüm kadarıyla Before Sunset Beach, Boheme Beach ve plage Isolee gidilebilecek beach clublar gibi duruyor. Giderseniz haber verin ortamı 😀

flyinn beach alacati
101 oyuncuları aranıyor 😀

Çeşme’de Kumru Nerede Yenir?

Çeşme’lere kadar gelmişken haliyle buraların en meşhur yemeği olan Kumru gömmeden dönmek olmaz. Fly-inn beach çıkışı sonrasında hafif bir şeyler yiyip otelimize geçelim modunda aşırı bayıldığım Çeşme Marina’da tekne ve gün batımı manzaralı kumru yemek için Kumrucu Hikmet’e geldik.

2017 yılında geldiğimde Kumrucu Şevki idi fakat zamanla Kumrucu Hikmet’ e evrilmiş burası. Siz pokemon musunuz ya ahahdsjds. İlginç. 1 adet kumru 25TL ve lezzeti rezalet. Kupkuru ekmek, içindeki malzemeler lezzetsiz. O eski halinden eser yok be kumrucum.

Ankara’da daha güzel yapıyorlar yahu. Kumru nerede yenir tavsiyesi için de yorumlara bekliyorum İzmir tayfayı. Bir şans daha vermek istiyorum Kumru olayına.

Ayayorgi Koyu

Bunlar dışında ayayorgi koyundan da bahsetmemek olmaz. Ayayorgi koyunun etrafında oldukça ünlü ve aşırı kazıkkghg beachler bulunuyor. Seri köz tayfa ile kerimcan dj tarzı eğlenceyi sevenler için biçilmiş kaftan resmen. Karaburun taraflarından sonra gerçekten aşırı saçma geliyor bu taraflar bana. Tabii tercih meselesi, herkesin beach’ine kimse karışamaz 😀

  • Gelelim bu tarafların yıldızına: Delikli Koy.
Delikli Koy.

Delikli Koy

Çeşme Alaçatı’da yer alan muazzam manzaralar ve fotoğraflar sunan çok başarılı bir koydayız, evet dediğim kadar var. 2-3 yıldır gitmek istediğim yerlerden bir olan Delikli Koy ile sonunda kavuştuğumuz için aşırı mutluyum.

İntagram keşfette özellikle yaz aylarında sürekli önüme çıkan beyaz kayalıkların üzerinde, arkada masmavi çarşaf gibi bir deniz, efsane bir doğa ile buluşan fotoğraflara maruz kala kala sonunda ben de bu fotoğrafa kavuştum (:

Delikli Koy – İzmir Plajları

Gerçekten muazzam bir koy kendileri. Adeta instagrama story atın, fotoğraf atın demek için yaratılmışfsdf. Yiycek, içeceğiniz ve tabii ki şemsiyenizi alarak mis gibi yayılabilirsiniz efendim.

İlginç bir şekilde, gittiğimizde çok kalabalık değildi. Tabii hafta içi gezmenin güzelliklerinden birini yaşadık burada. Ayrıca Delikli Koy’un hemen içinde küçük bir karavanda soğuk içecek hizmeti veriliyor. Bizm gibi biraları marketten taşıyıp da sıcacık etmeyin güzelim carlsbergleri. Şu bilgi de hiçbir yerde yok arkadaş, neyse 🙂 Ayrıca gözleme yapıp dağıtan ablalar bile var haberiniz olsun. Tuvalet ve şemsiye yok ama ona göre!

İzmir sahilleri gezimizin son günü gerçekten muazzam bir kapanışa şahit oluyor. Ama bizim İzmir Koyları rotamız bitmedi! Evet, uğramamız gerek son bir yer daha var: Urla Demircili Koyu

  • Tekrar Urla’ya giriş yapmış bulunuyoruz.

Demircili Koyu

Urla’da nerede denize girmeli? Sorusunun bence ilk cevabı çok net Demircili Koyu. Bu sessiz sakin koy ayrıca kalabalıktan uzak denize girilecek yerlerin de başında geliyor.

İzmir’in gizli cenneti, saklı cenneti gibi tabirleriyle son dönemde ön plana çıkan Demircili Koyu, efsane doğasıyla, dümdüz çarşaf gibi deniziyle, sahilin hemen arkasındaki bol ağaçlı ormanıyla harika bir kaçamak noktası gerçekten. Sessiz, sakin tam kafa dinlemelik bir plaj.

Demircili Koyu – Urla

Demircili Koyu Urla’ya 15 km uzaklıkta ve İzmir merkeze de sadece 40 km uzaklıkta. Yahu ne İzmir’miş ya lükse bakar mısınız? 40 km uzaklık ile ulaşılan yere bakınız. Ve şu imkana rağmen İzmir’de yaşayan ve hala gitmeyen bir sürü arkadaşım yazdı aa orası iyiymiş vs diye. Biz taa Ankaralardan gelelim siz daha oturun 😀

Demircili Koyuna giriş 2’ye ayrılıyor bir tarafta melengeç plajı diğer tarafta da Deniz yıldızı işletmesinin olduğu kısım. Biz melengeç plajını ve hemen orada yer alan Melengeç Cafe’yi tercih ettik. Normalde mekana girer girmez şezlong fiyatlarından bahsediliyor, abimiz güzel güzel anlatıyor. O bitirince de ben başladım anlatmaya 😀 biz yarım saat denize gireceğiz ardından karnımızı doyurup gideceğiz dedim. Tamam gelin bari diyerekten Demircili Koyunun buz gibi suyuna atladık. Ardından da aşırı ama aşırı lezzetli yemeklere ve mezelere düştük. Börülce salatası sen nasıl bir kralsın ya? Yarım ekmek bandık sanırım sosuna J ayrıca köfte ve tavuk ızgara da çok lezzetliydi. 10/10 mekan gerçekten. Orada tam anlamıyla 1 gün geçirmek istedim.

Börülce Salatası Vibezz

Demircili koyundaki son gezimiz ardından artık İzmir koyları seyahatimizin de sonuna gelmiş bulunuyoruz. Ben buradan Balıkesir Burhaniye’deki yazlığımıza geçiyorum. Yorucu fakat harika bir gezi rotasıydı gerçekten.

Bu taraflara kadar gelmişken gezi listemde uğramak istediğim ve merak ettiğim 2 farklı yer daha bulunuyordu fakat vaktimiz kalmadığından gidemedik. Urla Şarapçılık’ta yine bir şarap-pizza-peynir deneyimlemek istiyordum ve hemen ardından da efsane bir doğa ortamı olan Uzbaş Çiftliğini dolaşmak istiyordum. Artık sonraki yaza kaldı buralar.

En azından yapılacak listemde bir şeyler kalması da o taraflara tekrar gitmek için ayrı bir bahane oluyor benim için. Vakti olanlar bu iki yeri de kesinlikle değerlendirsin diyerek blog yazımı yavaş yavaş sonlandırıyorum. Ne kadar uzadı yahu sorry valla. Karantina sonrasında benim de dilim şişmiş, napayım 🙂

Bu yazıdan önce, 5 aylık bir ev oturmasının ardından hafta sonu tatili için Çınarcık bölgesine gitmiştik. Çınarcık gezilecek yerler olarak da o tarafları anlattım fakat tabii ki bu yazı kadar uzamadı. Linke tıklayabilirsiniz.

Gelelim İzmir Plajalrını gezerken nerelerde konakladık?

İzmir Koyları UCUZ EKONOMİK Konaklama Önerileri:

İzmir Karaburun Otelleri

Bu arada değinmeden geçemeyeceğim bir durum var. Hemen alttaki pansiyon haricinde yaptığımız diğer konaklamaları gün içinde akşama doğru ayarlıyoruz. Nereyi daha çok seveceğimizi bilmediğimizden sürprizlere açık bir gezi rotası izliyoruz. Bu sayede geniş geniş kafamıza göre geziyoruz, tavsiye ederim. Kalacak yer kalmaz gibi bir durum da asla olmaz. Her yer pansiyon otel falan, rahat olunuz 🙂

Denizkızı pansiyon

Karaburun iskelede yer alan, fiyat/performans olarak oldukça memnun kaldığımız bir pansiyon. Odalar geniş, kahvaltı güzel. Tavsiye olunur.

Karaburun Kalacak Yerler

Aydeniz Pansiyon

Mükemmel bir doğaya sahip ve aile işletmesi olarak işletilen bungalov tarzında bir pansiyon. Badem Bükü çıkışında direk buraya gelip 1 gece doğanın içinde, denize sıfır konumuyla ağaç evlerde konaklama yaptık. Akşam yemeğini de pansiyonda yedik. Baya rakı masası kuruldu, çupralar yendi. Pansiyonda konaklayan tek biz vardık. Kimseler yoktu valla mis gibi vakit geçirdik doğanın içinde. Kahvaltısı da oldukça iyidi. Çoğu bahçeden sebzeler, organik reçeller, zeytinler.. çok memnun kaldık tavsiye edilir.

Lipsos Otel

Karaburun bölgesinin en pahalı otellerinden biri. 1 gece için istenen fiyata 2 gece konaklama yaptık fakat yeri çok iyi. Belki birgün konaklarız 😀 Konaklama seçeneği olması açısından buraya bırakalım.

Şirinbaba Camping

Karaburun sahillerinin en beğendiğim  koyu olan Dolungaz Koyunda yer alan efsane kamp mekanı. Bir dahaki Karaburun gezimde sanırım 1-2 günümü net burada ayıracağım. Efsane mekan gerçekten.

Tepe Hotel Alaçatı

Yine fiyat/performans olarak max. bir otel. Kahvaltıda gelen boyoz ekstra mutlu ediyor 🙂 Otelin yeri gayet iyi, odalar bir tık küçük.

Önemli Not: Konaklamalar için direk oteli aramak yerine ETS uygulamasından anlık kampanyalar ile daha uygun oteller ayarlayabilirsiniz. Mesela başımıza şöyle bir olay geldi. Karaburun iskelede yer alan Denizkızı Pansiyon’u aradığımda deniz manzaralı odalarının olmadığı söylendi. Telefonu kapatıp şans eseri ETS uygulamasından baktığımda aynı fiyatta deniz manzaralı odayı görünce şok oldum. ETS üzerinden deniz manzaralı odayı bahçe manzaralı oda fiyatına satın aldım. Biz Ankara bebesiyiz ya hayırdır 😀 işletmeye bu durumu söylediğimde de telefonu garson açmıştır yeaa falan diyip olayı geçiştirdiler çok ilginç. Bu arada otelin deniz manzaralı odası manzarası da genişliği de çok iyi. Ayrıca kahvaltısı da yeterliydi. Denize sıfır konumda mis gibi kahvaltı yaptık.

Airbnb’den Seyahat Kredisi Kazanarak Konaklama Yapmak (200TL hediye sizleri bekliyoo)

Korona virüs sonrası dönemde otel veya pansiyon gibi yerlerde konaklama yapmayan kişiler için de harika bir alternatif var. Kimselerin olmadığı airbnb evlerinde gönül rahatlığıyla konaklamalarınızı gerçekleştirebilirsiniz. Hem de 200 TL’lik seyahat kredisi hediyeli!

Şöyle kii, alttaki airbnb linkinden kayıt olmanız durumunda ilk seyahatinizde geçerli olmak üzere 200TL’lik bir indirim hakkı hesabınıza tanımlanıyor. Muazzam değil mi?

Mimoza Koyu

Karaburun Koyları ağırlıklı İzmir plajları gezi rotamız aşağı yukarı bu şekildeydi. Yazıda bahsettiğim gezi rotası 3 gece 4 gün sürdü. Sizler de gün sayınıza göre, tatil yapınıza göre hoşunuza giden işletmeyi, koyu, plajı, oteli listenize alarak kafanıza göre güzel bir rota planlayabilirsiniz. Umarım faydalı bir rehber olur.

Şimdi “aa şu tarafa niye gitmedin yuh şuraya da gitmemişsin” tayfası gelmeden şu açıklamayı da yapayım. İzmir sahilleri çok geniş bir bölge ve çok fazla sayıda plaj, sahil ve koy var. Hepsini bitirebilmek mümkün değil.

İzmir’in kuzeyinde Dikili, Foça, Aliağa; bizim turladığımız, bayılarak gezdiğimiz Yarımada Bölgesi’nde Çeşme, Urla, Karaburun, Seferihisar; güneyde ise Selçuk plajları gibi daha birçok plaj, koy, sahil bulunuyor. Zamanla diğer sahiller de gezilir, bu yazı da güncellenir.

Mükemmel bir İzmir Koyları rotası oldu gerçekten. Nasıl bir şehirse yahu İzmir’de gezilecek Yerler asla bitmeyecek gibi. Bayıla bayıla gezdiğim gerçekten çok az yer olmuştur.

Karaburun’un efsane doğası koyları, Delikli Koy’daki harika beyaz kayalıklar ve deniz manzarası.. Gerçekten şahane coğrafyalar. Ülkemiz cennet cennet 🙂 Yani saçma sapan beach’lere veya her şey dahil otellere gitmektense bu tarz seyahatler beni hep daha çok mutlu etmiştir. O yeri keşfetmek, yerel lezzetlerini tadmak, farklılıkları deneyimlemek her zaman daha mutlu ediyor insanı, benden söylemesi 🙂

Karaburun Gezilecek Yerler

Diğer taraftan benim İzmir plajları gezi rotamda bulunan ancak vakit kıtlığından uğrayamadığımız Pırlanta Plajı, Altınkum plajı ve Kleopatra Koyu da yine İzmir plajları açısından kesinlikle gidilip görülmesi gereken yerlerden. Aklınızda bulunsun.

Bütün bunların yanında korona virüslü günlerde, hatta artan korona virüs vakalarında ve karantina sonrası gezilecek yerler anlamında yukarıda bahsetmiştim olduğum gezi rotası gerçekten aşırı mantıklı. Koylarda insan yoğunluğu çok az, hatta bazı yerlerde kimseler yok. Süpermarketten alışverişlerinizi yapın, katlanan sandalye ve masalarınızı hazır edin gerisi kolay.

Herkes kendine aşırı dikkat etsin, sosyal mesafesini korusun. Çok yoğun sahillere ve beachlere de bulaşmayın. Anlattık işte koyları mis gibi çıkın çıkın gezin. Hadi bakalım benden bu kadar. İyi gezmeler!

Hafta sonlarınızı veya günübirlik tatillerinizi değerlendirebileceğiniz farklı gezilecek yerler de mevcut, detaylar için tıklayınız:

Instagram’a da bekleriz: @macitilla

Ben Atilla. Hayatımı daha çok renklendirmenin ve çok daha hareketli bir yaşam sürmenin peşine düştüm. Bunun sonucunda da yaşadıklarımı aktarabileceğim bu blogu oluşturmaya karar verdim. Deneyimlerimi, hikayelerimi, anılarımı biriktirebileceğim bir hayat yaşamak istiyorum. Üniversite 3.sınıfta 2011 yılında work and travel programı ile Amerika’da başlayan gezme ve keşfetme serüveni, 2012-2014 yılları arasında geçen kpsskpdsydsaleskurumsınavlarımülakatlar yüzünden sekteye uğrasa da 2 yıllık bir molanın ardından tekrar yollarda olup seyahat eden, kendisini gezerken her şeyden soyutlanmış bir şekilde hisseden, musmutlu bir gezginilla. “Dünya bir kitap gibidir ve gezmeyenler onun sadece bir sayfasını okurlar” St. Augustine ne güzel söylemiş. Gezmeyle alakalı üzerine söylenecek başka bir cümle olduğunu düşünmüyorum. “Kaybolduğu zaman asla ama asla bulunamayacak tek şey vardır, o da hayattır.” O yüzden güzel yaşayalım, kaliteli yaşayalım, bol bol gezelim 🙂 Gezmedik yer bırakma!

%d blogcu bunu beğendi: