karantina gunleri evde kal
Karantina Günleri

Karantina Günleri #1: Korona Virüs sen mi büyüksün ben mi?!

Karantina günleri nasıl geçiyor? Ee hiç çıkıyor musunuz pazara, markete falan? Nasıl evlere tıkıldık ama 🙂 Gerçekten inanılmaz bir dönemden geçiyoruz. Her yerde maskeli insanlar, sokakta kuş sesleri dışında hiçbir sesin gelmemesi(karantinanın en güzel hediyesi sanırım) İnsanoğlu elini ayağını çektiğinde doğa nasıl güzelleşti ama güzellemelerine de bayılıyorum. Şu harika ahahah.

Zaten internette, instagramda, twitterda, youtube da bir sürü içerikler dolaşıyor. Karantina günleri de neymiş, karantinada neler yapılır, nasıl vakit geçirilir, karantinada sıkılmamak için 10 hareket. Öff bizi bi salın kardeşim, sürekli bir dayatmaca, yok 5 yöntem yok 6 adımda 86 kilo ver. Vermiycem işte 😀 Ya günün 24 saati evde olan bir insan nasıl kilo verebilir? Buzdolabıyla inanılmaz bir aşk yaşıyoruzafkdjdk. Şimdi daha iyi anlıyorum ev hanımlarının toparlaklıklarını. Ben mesela sabahları güne cicibebe ile başlayıp ev halkının uyanmasını bekliyorum. O 2 saatlik sürede cici bebe beni bir tık tutuyor. Saat 11’e doğru ana kahvaltı, 12-1 sularında türk kahvesi, ardından 2 saatlik netflix süresince o 2 saati dolduracak tuzlu ve tuzsuz karışık çekirdek yanında ice tea tercihli ardından mütevazi bir meyve tabağı ve günün beklenen öğünü akşam yemeği! Bitti mi hayır. Aman ne anlatıyorum ya ahahha şunları okurken bile 7 kilo aldık. Yani sporcu tayfa bizi bi salın kardeşim, karantina sonrasında vereceğiz aaa. Şu an bir poğaca kokusu geliyo kii mutfaktaan, caağnım anam. Tüketmeye devam 😀

karantina günleri
karantina günlerinde ben 🙁

Yemek mevzusu bir hayli sıkıntılı bu süreçte. Peki yemek dışında neler yapıyorsunuz, vaktini efektif bir şekilde geçirebilen var mı? Olmaz mııı, yazar burada kendisine bağlayacakfdfd. Korona virüsün ülkemizde boy gösterme süreci hemen hemen 1 ayı buldu sanırım. Başlarda herkes bir hevesle işte yarım kalan işlerini halletti, kitaplarını okudu, dizilerin yarım kalmış sezonlarını bitirdi.. Şimdii aynı hevesle yarım kalan işlerine odaklanabilen bordo bereli var mı acaba? Yavaştan sanki ince bir isyan dönemine geçiyoruz, ne dersiniz?

Türkiye’de şu an, son geçen hafta sonu ve bu hafta sonu için sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş durumda. Hafta içleri ise çoğu sektör ya evden home office şeklinde çalışıyor ya da dönüşümlü işe gidiyor. Tabii bir de hayatında hiçbir farklılık olmayan cefakar çalışanlar var. Bu korona günlerinde aynı gemideyiz diye kimse maval okumasın yani. Ronaldo ada almış, ünlüler boy boy fotoğraflarıyla evde kal diye şovunu yapıyor. Ulan nasıl evlerde oturuyorsunuz vicdansızlar? Neyse biz işimize bakalım, zenginin malı züğjdjsk.

Tüm Türkiye’nin evde kaldığını düşünmek çok ilginç. 2020 yılının güzelim bahar mevsimini evlerde geçiriyoruz. Ne kadar da şansız bir nesiliz. Demirin tuncuna 21.Yüzyılın piçine kaldık – Gezginilla Wilde. Bu nesil daha neler görecek ya. Meteor çarpacak falan diyorlar??

Hayıflanmayı bırakıp biraz da gerçeklere dönelim mi, oturduğumuz yerden her şeye bir cevap, her paylaşıma bir duyar kasma. Herkesin herkesle derdi var şu devirde. Ben mesela Ronaldo’ya laf atıyorum. İşine baksana gezginilla bey 😀

evde kal
evde kal (şaka şaka Finlandiya’da tuttuğumuz evfdsfd)

Yazının başlarında günlerinizi verimli geçirebiliyor musunuz diye sormuştum anca o konuya geliyorum çok özür. Yahu günlerdir evlerimizdeyiz benim de birazcık dilim şişmiş olabilir, sorry about that. (ingilizce biliyorum imajı vermeye çalışan blogger, nerede olsa tanırımdsds)

Karantina günlerinde günün tüm zamanını faydalı, efektif geçirebilmek zaten imkansız. En başta şuu telefonların kölesi olmuşuz ya. Telefonda korona günlerinde ekran süresi artmayanımız olmamıştır sanırım. Benim cep telefonuyla geçirdiğim sürem hemen hemen iki katına çıkmış durumda. Bu durum da bir hayli canımı sıkmaya başladı. 2 gün önce kendimce kararlar alıp telefonda en azından instagramda geçirdiğim ekran süresini 3 saatten 2 saate indirme kararı aldım. Var mı babayiğit instagram ekran sürelerini açıklayacak? 🙂 Bugün sonuçlar açıklandı, kazanan yine instagram. Zaten telefondan süre sınırı koyduğunuzda uygulama uyarıyor süre doldu diye ama kim dinler. Tertemiz bugünlük iptal et’e basıp keşfette kaybolmaya devamfjdkfjdk. Şaka şaka valla tamamen ürettiğim içeriklerin paylaşımları, hashtagleri falan onlarla uğraşarak vakit geçiriyorum istigramda. Aaa öyle demeyin çok vakit alıyor o işler. Bir şeyler üretmeyenler anlayamazsınızdsadsa. Let the linç begin! Ekmek yapma storylerinizi mi izleyecemajfkjf. Ya zaten şu karantina günleri ne boş beleş insanlar olduğunu fark ettim. Arkadaş yani atsan da atılmıyo, neyse ki sessize al nimeti diye bir şey var! Ekmek yapanlar canımlaar bu arada, küsmeyin takibe devam 🙂

Üretim demişken gezginilla karantina günlerini nasıl geçiriyor? Ünlü blogger takipçilerine evde kal çağrısı yaptıahahah Zaten günün yarıdan fazlasının bir şeyler tüketerek, yiyip içerek geçtiğini konuştuk. Yemek yemek bu sürecin koparılamaz bir parçası 🙂 Onun dışındaa şimdi biliyorsunuz gezginilla bir travel blogger. Türkçe’sini anımsayamadım yalnız ya sunny side up mıydı? Yok o başka bir şeydijfdkfd.

Karantina günleri öncesinde tertemiz geziyorduk, ahh lükse bakar mısınız ya? Bu seyahatler sonrasında da gezdiğim yerleri, seyahat önerilerini, ucuz konaklama yapılabilecek yerleri, mutlaka yapılması gereken aktiviteleri vs yazıyordum. Yaklaşık da 6-7 aydır düzenli olarak içerik üretmeye devam ediyorum. Korona virüs sonrasında gezmeler tozmalar yalan olsa da daha önce gezdiğim yerleri yazmaya, içerik üretmeye devam ediyorum bu süreçte. Mesela Kuzey Işıkları Turu Nasıl Planlanır yazısı adeta bir karantina bebeği. Uzun uğraşlar sonucu bu boş zamanlarda güzel bir içerik ortaya çıktı. Lapland serisinin ikinci yazısı olan Lapland Aktiviteleri yazısı da çıkmak üzere 🙂

kuzey isiklari 2020
Kuzey Işıkları 2020

Bu günler geçecek ve biz kaldığımız yerden gezmeye devam edeceğiz. Şöyle bir şey de yaşadım bu süreçte, Kuzey ışıkları yazısını arkadaşıma gönderdim oku diye-yakın ark-, bu dönemde ne gezisi yeaa dedi. Hala 24 saat haber mi takip ediyosunuz yahu biraz açın okuyun gevşeyin, hiç mi kuzey ışığı görmek gibi bir hayaliniz yok ya da ne biliyim işte Mısır Piramitlerini de görmek istiyor olabilirsiniz. Tamam hepimiz gerginiz de yani napalım ölelim mi? Size şöyle bir tüyo da vereyim. Gezilere, seyahatlere çıkmadan önce yapılan o araştırmalar, hazırlıklar o kadar keyifli ki sizi bambaşka bir dünyanın içine alıyor ve sadece o ana, yapacağınız geziye odaklanıyorsunuz.

Tabii bu süreçten ben de etkilendim, corona virüs öncesi motivasyonla yazılar yazmaya devam edemedim. Her gün 30-45 dakika yazı yazıyorsam bu haftada 2-3’lere kadar düştü. Moral motivasyon olarak etkilenmenin yanında gezginilla.com ‘un tıklanma oranlarının düşmesi de oldukça etkili oldu. Korona günlerinde insanlar gezi bloglarını mı okuyacak değil mi ama?!! Ancak her şeye rağmen gezginilla.com korona virüs döneminde, açıldığı günden bu yana 10 bin tıklanmaya ulaştı! Caağnım blogum büyümüş de 10K olmuş ya. Daha dün gibiydi 100’ler 200’ler..Alttaki linkten bu yolculuğa ortak olabilirsiniz.

Yazı yazma motivasyonum bu süreçte başka bir etkinliğe evrildi. Evet etkinlik benim için, nedir nedir? YOUTUBE. Neyse kii içerik üretme bağımlılığım korona günlerinde halen devam ediyor. Evde kaldığımız bu günlerde karantina beni resmen youtuber’lığa soyundurdu. Yuutubırlık diye bir şey var sanırım ya biz yaşlandık çünkü 🙂 Yahu ne kadar keyifliymiş videoları editlemek, onu ona eklemek, yavaşlatmak, müzikler seçmek.. İnanılmaz zevkli bir aktivite ve efsane zaman geçiyor vidyolarla uğraşırken. Eğer hala kanalıma abone olmadıysanız bir rica edeyim, o kadar da lüksümüz olsun değil mi sayın gezginillalar 🙂

Gezginilla Youtube Kanalı Abone linki:

Evet, gezginilla youtube kanalına abone olduğunuzu varsayarak korona günleri yazısına devam ediyorum. Ne diyorduk 🙂 haa şey, içerik üretmek. Artık böyle bir derdim var. Derdini seveyimciler online mı? Yani instagram ve blog sayfam benim için neler hissettiriyorsa aynı duygularla da youtube mecrasında da yer almaya başladım. Senin için ne hissettiriyor ki yaa diye soracak olursanız şöyle efendim:

Instagram, unutmak istemediğim ve her an ulaşılabilecek konumda olmasını istediğim fotoğrafların yer aldığı bir mecra benim için. Boş vakitlerimde, sıkıldıkça, hatta bir kişiye gittiğim herhangi bir yerden bir restoran vs. önereceksem mesela hemen elimin altında pat diye ulaşabildiğim harika bir fotoğraf günlüğü. Hatta öne çıkarılanları ayrı bir seviyorum, beni adeta o ana ışınlıyor!

Diğer taraftan blogu da aşağı yukarı bu duygularla oluşturmuştum. Bir nevi kendime notlar şeklinde. Yazı yazmaya başladıktan sonra gezdiğim yerler tekrar gözümde canlanıyor ve bir daha neredeyse silinmiyor hafızamdan. Tavsiye ederim, yazmak canmış 🙂 Sadece gezmeniz de gerekmiyor ki. Biz gezmiyoruz ne yazacağız demeyin, duyuyorum. Mesela blogumda kitap önerileri kategorisi de var. Yine aynı hislerle oluşturuldu. Abi kitapları okuyorum, güzel altlarını da çiziyorum falan sonra hop çöp. Ne aklımda kalıyor ne bir şey. Yine çare nedir yazmak yazmak yazmak. İlgi duyduğunuz herhangi bir şey için hemen yazmaya başlayın bence. Kim ne der diye sormadan, kendiniz için yazacaksınız..

  • Hemen şu kitap ile hayatın anlamını keşfetmeye ne dersiniz?

Bu süreçte youtube’a girişim de instagramın fotoğraf versiyonu benim için. Biz gezerken çok fotoğraf çekmenin yanında videolar da çekiyoruz. Anılar önemli, biriktirmek gerek. Şunu da söylemeden geçmeyeyim, anı yaşayın bıt bıt diye konuşanlara da bakmayın. Gezip geliyorsunuz elinizde fotoğraflar, videolar kalıyor. Çok değerli bence.

Evde kaldığımız bu günlerde youtube için bol bol içerik üretiyorum. Şaka gibi 50 küsür video olmuş şimdiden. Şimdilerde ise Laponya bölgesinde çekmiş olduğumuz efsane videoları yüklüyorum. Umarım beğeniyorsunuzdur 🙂 Adettendir aşağıya son editlediğim bir link bırakayım. Yorumlarınızı da bekliyoruum.

Karantina ne zaman bitecek, karantina ne kadar sürecek bilinmez ama bu zamanların kıymetini bilerek biraz düşünelim. “İleriye dönük neler yapmak isterdin” sorusundan başlayın mesela. Sizi en çok ne mutlu ediyor?

Budva-Karadağ
Budva-Karadağ 2019

Karantina günleri yazısında karantinada yapılacak aktiviteler, karantinada izlencek filmler, netflix dizileri, belgeseller gibi boşbeleş! tavsiyelerde de bulunacaktım. Ancak yazı tahminimden fazla uzadı. Onun için bu kısmı Karantina Günleri 2 yazısına saklayayım artık. Güzel, faydalı youtube kanalları, takip edilmesi gereken ve ufukları açan birkaç insan hatta birkaç karantina kitap tavsiyesi de bir sonraki yazıda yer alacak.

Karantina Günleri Yazı Dizisinin 2. Bölümü Yayında:

Instagram’a da bekleriz,

Lapland – Finland

Ben Atilla. Hayatımı daha çok renklendirmenin ve çok daha hareketli bir yaşam sürmenin peşine düştüm. Bunun sonucunda da yaşadıklarımı aktarabileceğim bu blogu oluşturmaya karar verdim. Deneyimlerimi, hikayelerimi, anılarımı biriktirebileceğim bir hayat yaşamak istiyorum. Üniversite 3.sınıfta 2011 yılında work and travel programı ile Amerika’da başlayan gezme ve keşfetme serüveni, 2012-2014 yılları arasında geçen kpsskpdsydsaleskurumsınavlarımülakatlar yüzünden sekteye uğrasa da 2 yıllık bir molanın ardından tekrar yollarda olup seyahat eden, kendisini gezerken her şeyden soyutlanmış bir şekilde hisseden, musmutlu bir gezginilla. “Dünya bir kitap gibidir ve gezmeyenler onun sadece bir sayfasını okurlar” St. Augustine ne güzel söylemiş. Gezmeyle alakalı üzerine söylenecek başka bir cümle olduğunu düşünmüyorum. “Kaybolduğu zaman asla ama asla bulunamayacak tek şey vardır, o da hayattır.” O yüzden güzel yaşayalım, kaliteli yaşayalım, bol bol gezelim 🙂 Gezmedik yer bırakma!

Bir yorum

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: