istif cagi kitap incelemesi
Kitap önerileri

İstif Çağı Kitap İncelemesi – James Wallman – Hayata Yer Aç!

İnternette gezinirken karşıma dikkat çekici kapağıyla şu kitap çıktı: İstif Çağı! Yavaş yavaş minimalizmi hayatıma uygulamaya çalıştığım bu dönemde istif çağı kitabı haliyle ilgimi çekti. Netflix de yayımlanan o efsane minimalizm belgeselinden sonra(izlemeyenler kesinlikle izlemeli) zaten inceden evimdeki, dolabımdaki fazla eşyalar oldukça gözüme batmaya başlamıştı. Ne çok istiflemişim modunda takılırken bu eşyalardan nasıl kurtulacağının arayışına girmiştim. Bu süreçte de tabii ki ‘yarın lazım olur yeaa, ama bunun anısı vaar’ falan diyerek hiçbir eşyam ile vedalaşamadımfdsfds. Ama bu süreçte bir alışkanlık edindim ki o da gereksiz alışverişi bırakmak! Çok şükür ihtiyacım olmayan hiçbir şeyi almamaya ve istifçilikten uzaklaşmaya başladım. İşte tam bu süreçte istif çağı kitabı ile karşılaştım ve bir an önce okumaya başladım.

Evlerden çıkamadığımız ve karantina günlerini yaşadığımız şu günlerde kitap okumak, evde yapılacak en verimli birkaç aktiviteden biri sanırım. Karantina döneminde istif çağı kitabını okumak sanıyorum kitapta bahsedilen düşünceleri uygulamak için harika bir dönem. Yazının ilerleyen kısımlarında bu düşünceleri zaten anlayacaksınız, özetin özeti minimalistleşmek.

Karantinada yapılacak aktiviteler olarak bir istif çağı kitabını okumak, iki bu kitapta bahsedilen düşünceleri hayatımıza geçirmek 🙂 Korona virüs belası hepimizi evlere hapsetti. Biz de bu süreçten en güçlü şekilde çıkmalıyız. Karantina günlerinde okunacak kitaplar olarak istif çağı kitabını bu listeye ekleyerek kitap incelemesine devam edelim.

İstif çağı kitabı harika bir zamanlamayla hayatıma giriş yaptı. Mesela bundan 2-3 sene önce bu kitapla karşılaşsaydım ‘öff ne sıkıcı kitap diyip yaa’ diyip çoktan bir yerlere bırakmıştım. Her şeyin bir zamanı var demek ki..

İstif çağı kitabı, çevresindeki fazla eşyadan sıkılanlara, sürekli alışveriş yapma isteğinde olan insanlara hatta gezip tozmak isteyip de parası olmadığından gezemeyen insanlara önerebileceğim güzel bir kitap. Özellikle alt kısımda da değindiğim eşya toplamak yerine deneyim biriktirmeyi anlattığı bölümler gerçekten harika. tam da deneyim biriktirme modunda olduğumuz bir dönemde gerçekten güzel hissettirdi 🙂 Deneyimlerin hastasıyız, eşyalar sizin olsun..

Benim de son 1-2 yıldır uyguladığım, eşya biriktirmek yerine daha çok deneyim yaşamak ve tabii ki eşyaya ayırdığım parayla gezip tozmak farkındalıkları istif çağı kitabı ile birleşince harika bir tat bıraktı. Bu vesileyle de, istif çağı kitap incelemesi www.gezginilla.com da kendisine 4. kitap inceleme yazısı olarak yer buldu. Hak etti ya 🙂

kitap okumak istif cagi
Finlandiya da kitap okuma keyfi 🙂

Fotoğrafın çekildiği yer, Finlandiya’nın Lapland bölgesinde yer alan bir ev. Kuzey ışıklarını görmek için çıktığımız Lapland turunda erkenden uyanıp kitap okumalarıma devam ettim. Çünkü çok gezerken çok okuyan bilir 🙂 İlginizi çekerse, Kuzey Işıkları Turu Nasıl Yapılır yazısının linkini aşağıya bırakıyorum.

Okumaktan oldukça keyif aldığım ve altını çize çize bitiremeyip en sevdiğim alıntıları ve cümleleri yazdığım diğer kitap inceleme yazılarım için aşağıdaki linklere tıklayabilirsiniz:

Ayrıca bu süreçte değişen tatil anlayışımı ve @gezginilla olmak yolunda yaşadıklarımı anlattığım yazıyı okumak için de aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz:

Bu blogda ağırlıkla gezi rehberleri ve gezilecek yerler yayınlanıyor. Bu yazılara ek olarak beni daha fazla gezip görmeye şevk eden, şehirler ve ülkeler arasında gelip giderken, efsane yol manzaraları eşliğinde okuduğum kitapların incelemelerine de yer vermek beni oldukça mutlu ediyor. Fırsat buldukça gezi blog yazılarının yanında kitap inceleme yazılarını da bloga koymaya gayret ediyorum.

Hazır corona virüsü de ortalığı oldukça karıştırmışken ve seyahatlerimize engel olmuşken, bu süreçte kitap okumalarına ve kitap inceleme yazılarına ağırlık vermek istiyorum. Bu sürecin ilk örneği de istif çağı kitabı ve onun harika yazarı James Wallman.

İstif Çağı Kitabına Genel Bir Bakış

Öncelikle kitabın yazarı olan James Wallman yazar, gazeteci ve trend tahmini uzmanı bir kişilik. Bir anda evindeki eşyaları kolileyerek bir yerlere kaldırıyor ve içinden de sadece ihtiyaç duyduğu eşyaları çıkarıyor. Nerden baksan kral hareket 🙂 Sonrasındaki maceralarını kitapta saklayalım, her şey de anlatılmaz yahu.

Kitap genel olarak tüketim çılgınlığına savaş açar boyutta anlatılarla, kişilerin hayata yer açmalarının gerekliliğinden, satın aldıklarınız olmadığından ve elinizdekilerin yeteceğine dair bilgiler veriyor. Minimalist yaşam ve sadelik isteyenler için oldukça faydalı bir kitap olacaktır kendileri. Kapağı da çok gizel tam istigramlıkfsdsdf

İstif Çağı Kitabından En Beğendiğim Alıntılar

  • Fakat isin asli biz o kadar cok calismak istemiyoruz! Zaten simdi bile istedigimizden fazla calisiyoruz. Oturma odasinda kitap okuyarak cocuklarla vakit gecirmeye bayiliyoruz. Cocuklar yattiktan sonra biraz televizyon seyretmek hosumuza gidiyor. Parka gitmeyi, arkadaslarla bulusmayi, mutevazi tatiller yapmayi ve genel olarak rahatlamayi seviyoruz. Kariyerlerimizde ilerlemek muhtemelen daha fazla is, daha fazla sorumluluk, daha yogun stres ve cocuklar oturma odasinda daha az vakit anlamina gelecek.
  • Deneyimi basa koymak, minimalizm, sade yasam ya da ortalama rahatlik surduren herkesi bu kitaptaki nihai ve en onemli yenilikci yasam tarzina daha cok yakinlastirir.
  • Cikan netice ortadaydi, varilan sonuc basitti: Deneyimler insanlari maddiyata sahip olmaktan daha mutlu eder. Deneyimlerin (yaptigimiz seylerin) bizi sahip oldugumuz maddiyattan (sahip oldugumuz seylerden) daha mutlu ettigini kanitlarla gostererek, maddecilik ile mutsuzluk arasindaki iliski bilmecesine cozum bulundu. Maddeciligin mutsuzluga yol actigi sonucuna varildi. Baska bir ifadeyle, yapmak ya da sahip olmak artik soru olmaktan cikmistir. Cevap nettir. Eger mutlu olmak istiyorsaniz paranizi, zamaninizi ve enerjinizi maddi seylere sahip olmak yerine deneyimler yasamaya harcamalisiniz. Deneyimlerin mutlu olmaniza yardim etme ihtimali yuksektir.

Üçe beşe bakmayıp tüm maaşımızı gömdüğümüz deneyimlerden bazıları ektedir :

Donmuş Baltık Denizinde Buzkıran Gemisi Deneyimi

Bir de donmuş göle zıpladığımız ve asla unutamayacağımız şu deli deneyimimiz var:

AHAHAH deli diyorlar banaa 😛
  • Neysee konudan sapmayalım, alıntılara devam ediyorum 🙂
  • Neden? Neden deneyimler bizi mutlu etmede maddiyattan daha iyidir? Bununla alakali 5 temel sebep bulunmus. Fotograflar ile 5 temel sebebi asagida aktariyorum 1 ve 2:
istif cagi
istif çağı kitabı

3 ve 4 :

istif cagi
istif cagi

5:

istif cagi
istif cagi epub
  • Eger bir seye sahip olmak yerine bir sey yaparsaniz, sonunda anlatacak ilginc bir seyiniz olmasi muhtemeldir. Arastirmalar insanlarin maddiyattan ziyade deneyimlerinden konusmayi tercih ettigini ortaya koydu. Sonucta yeni arabasini mi yoksa son kamp gezisini anlatan birini mi dinlemeyi tercih edersiniz?
  • Deneyimlerin kimligimize katkida bulundugunu dusunmeye egilimliyizdir ve deneyimler bizi baskalariyla yakinlastirir.
  • Eger biri, ” son kirk yilini nasil nitelendirirdin?” diye soracak olsa, cogu kimse aile, arkadaslar, kariyer, paradan bahseder. Ama benim icin oyle degil. Benim icin onemli olan gittigim yerler ve orada yasadigim deneyimler.
  • Ornegin bundan yirmi yil sonra 2011 ile ilgili sadece tek bir sey hatirlayacagim. Geri kalan her sey solup gitmis olacak. 2011, benim icin daima Iran’a bir Citroen 2CV surerek gittigim yil olacak.
  • Maddi urunler elbette hala statu gostergesidir. Ancak gecmisle kiyaslandiginda, sosyal medya sayesinde daha fazla insan esyalariniz yerine deneyimleriniz hakkinda bilgi sahibi olur ve deneyimleriniz nadirlik ilkesi nedeniyle daha buyuk bir sosyal sermayeye karsilik gelir. Sonuc olarak deneyimler artik daha gozle gorulur, daha somut, daha degerlidir ve statuye katkida bulunma ihtimalleri maddi urunlere oranla daha yuksektir.

Neden deneyimcilik sizin icin daha iyidir?

Sosyal medyanin hem yararli hem zararli yanlari olmasina ragmen, deneyimciligin neden yine de maddecilikten daha iyi oldugunu aciklamak icin en dogru baslangic hamlesi kendimize sosyal bilimcilerin son yillarda yaptigi dort kesfi hatirlatmaktir:

  • Deneyimlerin bizi mutlu etme ihtimali daha yuksektir cunku onlardan sikilma ihtimalimiz daha dusuktur
  • Deneyimlere pembe gozluklerle bakmamiz ve onlari kimligimizin bir parcasi olarak gormemiz daha olasidir.
  • Bizi baskalarina yakinlastirmalari daha yuksek ihtimaldir
  • Karsilastirilmalari daha zordur.

İlk fincan kahve çok hoşuna gitmesine rağmen ikincisinin çok daha az keyif verdiğini fark etti. Ekonomistlerin azalan marjinal fayda dediği bu olguyu sosyologlar hedonik kontrast etkisi olarak adlandırır. Bentham’ı anlamak için teknik terimlere ihtiyacımız yok.Bence bu basit gözlemiyle eşyada boğulma sorununu ve materyalizmin ikilemini özetlemiştir: Bir şeyin birazı iyidir ama siz iyi bir şeyin aşırısına kaçabilirsiniz.

Çünkü her şey değişir. Teknoloji değişir. Kıyafetlerimiz ve kültürümüz, yediklerimiz ve düşündüklerimiz değişir. Yoksa arabaları, kameraları, kameralı telefonları, İspanyol paça ve dar pantolonları, atıştırmayı, aile yapısındaki değişimi ve aile yemeğinin yükseliş ve çöküşünü, kadınların oy kullanmasını nasıl açıklarsınız ? Değişim kaçınılmazdır. Bu gerçek göz önüne alındığında, “Değişim olacak mı?” sorusu yerini “Değişim nasıl olacak?” sorusuna bırakır.

  • Deneyimci olmak icin tek yapmaniz gereken, gelir seviyeniz ne olursa olsun bir secim soz konusu oldugunda esya yerine deneyimi tercih etmektir.
  • Hatiralar hayallerden uzun yasar. Kendine tatli bir hatira ver. Bol sans 🙂

3 Adimda Deneyimcilik

  • 1- Esyalardan kurtulun
  • 2- Esyada bogulmaya geri donmeyin
  • 3- Brewster’in milyonlari oyunu (oyun kisaca, Brewster’in miras kalan serveti kazanmak icin bir yil icinde bir milyon dolar harcamasi fakat sonunda fiziksel hicbir seye sahip olmamasi gerekiyor) – Harika oyun ya –
  • Kitapta bu kisim uzunca anlatilmis, ben ozet gectim 🙂

Sahip olduklarinizin hayatinizda saglikli bir rol oynamasini garantilemek ve esyanizi bilmek icin kendinize su uc soruyu sorun:

  • 1- Sahip olduklarimi ne siklikla kullaniyorum?
  • 2- Gercekten ne kadar esyaya ihtiyacim var?
  • 3- Sahip olduklarim beni mutlu edecek deneyimler sagliyor mu? Yoksa soruna, borca, strese ve depresyona mi yol aciyor?

İstif çağı kitabında da önerilen Eşyaların Hikayesi kısa filmini de kesinlikle izlemelisiniz. Linki aşağıda:

Eşyaların Hikayesi

Instagram’a da bekleriz: @macitilla

Ben Atilla. Hayatımı daha çok renklendirmenin ve çok daha hareketli bir yaşam sürmenin peşine düştüm. Bunun sonucunda da yaşadıklarımı aktarabileceğim bu blogu oluşturmaya karar verdim. Deneyimlerimi, hikayelerimi, anılarımı biriktirebileceğim bir hayat yaşamak istiyorum. Üniversite 3.sınıfta 2011 yılında work and travel programı ile Amerika’da başlayan gezme ve keşfetme serüveni, 2012-2014 yılları arasında geçen kpsskpdsydsaleskurumsınavlarımülakatlar yüzünden sekteye uğrasa da 2 yıllık bir molanın ardından tekrar yollarda olup seyahat eden, kendisini gezerken her şeyden soyutlanmış bir şekilde hisseden, musmutlu bir gezginilla. “Dünya bir kitap gibidir ve gezmeyenler onun sadece bir sayfasını okurlar” St. Augustine ne güzel söylemiş. Gezmeyle alakalı üzerine söylenecek başka bir cümle olduğunu düşünmüyorum. “Kaybolduğu zaman asla ama asla bulunamayacak tek şey vardır, o da hayattır.” O yüzden güzel yaşayalım, kaliteli yaşayalım, bol bol gezelim 🙂 Gezmedik yer bırakma!

4 Yorum

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: